TEŞEKKÜRLER SEVGİLİ HAVVA GÖĞÜŞ,

TEŞEKKÜRLER GÖĞÜŞ AİLESİNİN GÜZEL KIZLARI AYÇA VE AYCAN

Onu (Tuğrul’umuzu) kaybettiğimiz 7 Ağustos 2021 Cumartesi gününden beri,  yaptığı güzel şeyleri anlatmaya çalışıyoruz. Yurt içinden ve yurt dışından gelen yüzlerce iletide hep ona duyulan sevgi ve saygı dile getiriliyor. Onun kısacık bir insan ömrüne sığdırmayı başardığı güzellikler anlatmakla bitmez ve bundan sonra yapılacak çalışmalarla çok daha ayrıntılı anlatılacaktır.

Tuğrul GÖĞÜŞ yaşamı boyunca ulaştığı her düzeyde  “öğrenci” kalabilmeyi başaran ve kendisini her alanda geliştirmeye çalışan bir insan olduğu için,  bir süre özel olarak armoni çalışması da yaptık. O zamanlar Balçova Teleferik Bölgesinde oturuyorlardı ve Balçova’dan Buca’ya gelebilmek için birkaç otobüs değiştirmek gereken o yıllarda her hafta onca yolu aşıp Buca’ya çalışmaya geldi. Aynı dönemde ben de Tuğrul’lara gidip kızları Ayça ve Aycan’la müziksel işitme çalışmaları yapıyordum. Yıllar sonra dün Ayça ile yaptığımız uzun telefon görüşmesinde o yıllardan bahsederken Ayça, “Adnan Hocam, biz o zamanlar maddi açıdan sıkıntılı dönemlerdeydik. Giyimden, kuşamdan, her şeyden kısıntı yapardık. Değil öyle marka ayakkabılar falan giymek, o tür şeylerin düşüncesi bile geçmezdi aklımızdan. Bizim yalnızca üç şey için bol paramız olurdu: EĞİTİMİMİZ, AĞAÇ VE  KİTAP… Yurt dışı da dahil olmak üzere en güzel okullarda okuyup gereken her konuda özel ders alabildik. Babam çok kez elinde ağaç fidanlarıyla gelirdi eve. O teleferik yollarındaki bir çok ağacı babamla birlikte diktik. Bir de kitaplar… Bize derse geldiğiniz için siz de bilirsiniz, evimizde doğru dürüst bir oturma gurubumuz bile olmazdı ama bütün duvarlar kitaplıklarla kaplanır, o kitaplıkların içi de kısa sürede dolduğu için yenileri yaptırılırdı.”  dedi. (Ve tabi Ayça’nın söyleme gereği bile duymadığı önemli bir ayrıntı daha var: O KİTAPLAR SÜS YA DA GÖSTERİŞ UNSURU GİBİ DURMAZ OKUNURDU…)

Bütün ömrünü, insanlara, sanata ve güzelliklere adamış olan o güzel insana teşekkür borçluyuz ama Tuğrul’la birlikte değerli eşi Sevgili HAVVA GÖĞÜŞ ve güzel kızları Sevgili AYÇA’ya, AYCAN’a da çok şey borçluyuz. Çünkü Tuğrul gibi insanların mesaisi evde de devam eder ve bu da mesai bitiminde, ailesine ayıracağı zamanın büyük bir bölümünü çalışarak geçirmesi demektir… Aile bütçesinin büyük bir bölümü de hiçbir zaman bitmeyen çalışmalara ayrıldığı için, sahip olabildikleri maddi kaynakları bile yeterince kullanamayıp kendilerini  aslında ulaşabilecekleri bir çok şeyden mahrum bırakırlar. Başarıya giden yoldaki en büyük ayrım da çok kez işte bu noktada başlar ve çalışmaların kaderini aile bireylerinin yaklaşımı belirler: Durumdan şikayetçi olup değiştirmeye çalışmak ya da büyük bir içtenlikle benimseyip çalışana yardımcı olmak… İlk yolun tercih edilmesi “huzursuzluk” getirir ki, öyle huzursuz bir ortamda başarılı çalışmalar yapıp sürdürebilmek çok zordur. İkinci yolu seçip çalışana yardımcı olan ve o çalışmaların getireceği her türlü güçlüğü sabırla, sevgiyle göğüsleyen aileler ise,  çalışan için en önemli güç kaynağıdır.  Yapılan, edilen, başarılan her şeyin arkasında onların desteği, onların fedakarlığı ve kısacası onların hayatı vardır, ama GÖRÜNMEZLER… Bizler yalnızca öndekini görüp alkışlarız. Onlar birer isimsiz kahraman olarak durur gerilerde…

İşte Tuğrul’umuzun değerli eşi Sevgili HAVVA GÖĞÜŞ ve babalarının annelerinin yolunda başarıyla yürüyüp gurur kaynaklarımız haline gelen ikiz kızları Sevgili AYÇA ve AYCAN, ayakta alkışlanması gereken o güzel ailelerin en güzel örneklerinden  birini oluşturdular. Bu nedenle Tuğrul GÖĞÜŞ’ün yaptıklarını minnetle anıp alkışlarken, onca çalışmanın arkasında isimsiz kahramanlar gibi duran Sevgili HAVVA GÖĞÜŞ’ü, Sevgili AYÇA’yı ve Sevgili AYCAN’ı da coşkuyla alkışlıyoruz.

TEŞEKKÜRLER SEVGİLİ HAVVA GÖĞÜŞ,

TEŞEKKÜRLER GÖĞÜŞ AİLESİNİN PIRLANTALARI AYÇA VE AYCAN

10 Ağustos 2021

Adnan ATALAY